
‘Yaparlı’ ve ‘Yenisey’ firmaları, Alanya’da inşaat sektörü dendiğinde akla gelen başarılı şirketlerden ikisi.
Yıllardır bu isimlerin altında Alanya’da hizmet veren ve İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu İnşaat Mühendisi Ömer Özbek’in sahibi olduğu bu iki inşaat şirketi ilk olarak sektöre ‘Yaparlı’ ismi ile başladı. Daha çok yabancılara yönelik hizmet veren Yaparlı’ya daha sonraki yıllarda ‘Yenisey’ de eklendi. Hali hazırda aktif olarak sektörün içinde bulunan Yaparlı ve Yenisey, Rusça konuşan ülkelerle, İran ve Avrupa ülkeleri ile inşaat sektöründe önemli alışverişler yapıyor. Bu iki ismin doğuşu, bu güne kadar yapılan başarılı işler ve bundan sonrası için planlanan projelerin yanında inşaat sektörünün dünden bugüne geçirdiği aşamalar hakkında ‘Yaparlı’ ve ‘Yenisey’in sahibi Ömer Özbek ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

“Koyunlar kuzularken Kayseri’de doğdum”
1973 doğumlu olan Ömer Özbek, Kayseri’nin Develi ilçesine bağlı Çaylıca köyünde doğdu. Yedi kardeşi olduğunu belirten Özbek, “Ben, koyunlar kuzularken doğmuşum. Bunu şu yüzden söylüyorum; biz yedi kardeşiz. Ablam, okula başlayacakken nüfus cüzdanı lazım olmuş. Ablam, ben ve benden küçük iki kardeşimin kimliklerini bu nedenle hep birlikte çıkartmıştık, o günü de net bir şekilde hatırlıyorum. O nedenle de nüfus cüzdanımda doğum tarihim yanlış yazıyor. Yıl doğru ama ay ve günü yanlış yazılmış. Anneme sorduğumda ise doğum tarihime ‘Koyunlar kuzularken’ şeklinde cevaplıyor. O da mart ayına tekabül ediyor. Annem doğum tarihimi hem bu şekilde hem de Aşık Veysel’in öldüğü zaman olarak hatırlar. Ama günü belli değil. Küçük şirin bir Anadolu köyünde doğdum. İlkokula köyde başladım. Daha sonra Develi’de eğitimime devam ettim. Babam ilçede kendisine dükkan açmıştı. Ben dedemlerin yanında, köyde kalıyordum. Babam eğitimimizin daha iyi olabilmesi için üç tekerlekli bisikletle yani bizim oralarda bilinen adıyla ‘cin bisikletle’ gidip gelme şartıyla bizleri ilçede okumaya razı etti. Cin arabasına kanıp Develi’ye gittik. İlk ve orta öğrenimimi Develi’de gördüm. Lise 3’te de İstanbul’a taşındık ve İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde okudum. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Baba mesleğim kuyumculuk. Daha sonra okul bitince de kuyumculuğa devam ettim. Ama bu süreçte arada İstanbul’da inşaat da yapıyorduk. 2004’ten bu güne kadar Alanya’da İnşaat sektöründe hizmet veriyoruz. İki tane inşaat şirketimiz var. Birincisi ‘Yaparlı’, ikincisi ‘Yenisey’. Biz sektöre ‘Yaparlı’ ile başladık. Yabancılara yönelik yazlık daireler yapıyorduk. Birkaç yıl sonra ‘Yenisey’i kurma gereği duydum. Yenisey, daha çok yabancı müşterilerimizin isteği doğrultusunda ortaya çıktı. ‘Yaparlı’ ile eksiklerimizi gördük ve ‘Yenisey’ ile bu eksikliklerimizi giderdik. İki firma da faaliyetlerine devam ediyor” dedi. Alanya’da yaşamaya sonradan karar verdiğini belirten Özbek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Dediğim gibi benim baba mesleğim kuyumculuk. Bizim Alanya’da mağazalarımız vardı. Özellikle Alanya’da yaşamayı düşünmüyordum. Kendim de İnşaat Mühendisi olduğum için öyle denk geldi. Arsalar ve benim başında durmam gereken mağazalar vardı ve bu sayede Alanya’da yaşamaya başladık.”
“Alanya’da emlak ve inşaat sektörü bitmez”
Alanya’nın inşaat sektörü ve emlakçılık için önemli bir nokta olduğunu belirten Özbek, “Alanya, yabancılar tarafından tatil için de çok tercih ediliyor, kalıcı olarak yaşamak için de. İklim olarak, denize olan konumu, doğa güzellikleri, Türk Kültürü ve yabancılara yaklaşımımızın her zaman iyi olması, fiyatların uygunluğu, bu ülkelerin Türkiye’yi ve özellikle Alanya’yı tercih etmelerindeki en temel etkenler. Bunlar da değişmeyeceği için Alanya’da emlak sektörü bitmez. Zaman zaman yavaşladığı oluyor. Şu an da yavaşlama dönemindeyiz ama tekrar hızlanacağını düşünüyorum. Çünkü bizler gidip potansiyel müşteri olacak olan ülkeleri yerinde ziyaret ediyoruz. O insanlar bu gerekçelerden ötürü Alanya’yı seviyorlar” dedi. İnşaat sektörünü geçmişten bugüne değerlendiren başarılı iş adamı, “Bizim sektörümüzün ilerlemesi için üretici firmalara ve idari kısma düşen görevler var. Bu konuda birtakım eksikliklerimiz var. Öncelikle bizim sektörümüz bilgi ve tecrübe isteyen bir sektör. Maalesef herkes bu kriterlere uymuyor ve belli bir sermayeye sahip herkes inşaat yapabiliyor. Bu konuda da idari kısmın yapması gereken şeyler olmalı. Üretici firmalar kapasitesinin çok üzerinde bina yapıyor ve her ne kadar ‘satarız’ düşüncesiyle büyük işlere girseler de şu an içinde bulunduğumuz gibi kötü zamanlarla karşılaşınca da zorlanıyorlar. Bu konuda da devletimizin çözümleri devreye girmeli. Çünkü bu zorluklardan bir kişi değil o işe giren herkes zarar görüyor. Bu mağduriyetin de çözümü ne yazık ki yok. İşe başlayan firma, o işi bitireceğine dair teminat vermeli. Bizim sektörümüzde binalar inşaat halindeyken ya da projedeyken erken satışlar yapılabiliyor. Eğer iş bitince üretici firma verdiği sözleri yerine getirmezse sıkıntı doğabiliyor. Bunun zararını çok çekiyoruz. Ama bana göre süreç kötüye değil, iyiye gidiyor. Ama yavaş ilerliyor. Bu süreç biraz daha hızlandırılabilir” şeklinde konuştu.
“Her şeyden önce başarıyı amaçlayan bir Türk milliyetçisiyim”
‘Yaparlı ve Yenisey’ olarak bu güne kadar verdikleri her sözün arkasında durmaya çalıştıklarını, dürüst bir çizgide, kaliteli malzeme ve kaliteli bir ekiple güzel işler yaptıklarını belirten Özbek, “Ben her şeyden önce Türk milliyetçisiyim. Bu fikrin yanında his meselesi. Sonradan öğrenmekle olacak bir şey değil. Sonradan öğrenilecek şeyler de var illaki ama bazı şeyler histen gelir. Milliyetçilik de his ile alakalı bir şey. Bunu derken de hiç bir milleti hakir görmek değil amacım. Bütün milletler bizim için saygındır. Ama ben kendi milletimi seviyorum. Ülkücüyüm, bu devletin kurucusu ve kurtarıcımız rahmetli Atatürk’ün de dediği gibi Türk olmaktan iftihar ediyorum. Bunu yaptığım hiçbir işte de unutmuyorum. Kurduğum arkadaşlıklarda da bu durum geçerli. Bu fikir hayatın tamamında var ve bu yüzden de yaptığım işlerde daha dikkatliyim. Bizim rahmetli Genel Başkanımız Alparslan Türkeş’in bir sözü var. Kendisi diyor ki; “Benimle birlikte yola çıkacaksanız, bana yol arkadaşlığı edecekseniz her şeyden önce yüksek vasıflı Türk olacaksınız”. Biz de bunun için çabalıyoruz. Zaten inşaat şirketlerimin isimlerini de milliyetçi kimliğim doğrultusunda belirledim. ‘Yaparlı’, 24 Oğuz boyundan bir tanesinin adı. Az kullanıldığı için unutulmaya yüz tutmuş bir isim. Biz de bu ismi koyduk ki insanlar sorsun ve öğrensin diye. ‘Yenisey’ de hem milliyetçi kimliğim hem de ilkokul yıllarımda öğrenciyken yaşadığım özel bir anı sonucu belirlediğim bir isim. İlkokulda öğrenciyken öğretmenimiz ödev olarak bana Asya Kıtasını verdi, haritadan çalışıp anlatacaksın dedi. Ben çalıştım, anlattım ama haritadan çalışmadım, bilmiyorum yerini. O sırada da arkadaşlarımızdan birisi anlattığım bölümü haritadan göstermemi istedi. Bilmediğimi kimseye belli etmeden rastgele haritadan bir bölgeyi gösterdim. Tesadüftür ki gösterdiğim yer doğru bölge çıktı ve hocamdan güzel övgüler duydum. 10 yaşlarımda filan ‘Yenisey’ ismi benim bu şekilde gündemime geldi. Daha sonrasında ise tarihi bir roman okumuştum, aşk romanıydı. Orada Yenisey Irmağı’nın kenarında çadırlarda yaşayan bir Türk Ovası vardı. Onun dışında tarihte Yenisey Irmağı’nın kenarında bulunan ilk Türkçe yazıtlar Yenisey ve Orhun Yazıtları önemli bir yer taşır, bilirsiniz. Benim için ‘Yenisey’ isminin önemi de bu. Şu an için Rusya’da bulunan bir ırmak. Türkler bilmiyor, Ruslar biliyor. Telafuzu bile aynı. Tesadüf de oldu. ‘Yenisey’ ismini verme amacım farklı ama bu durum Rusların da hoşuna gidiyor” dedi.
Satışların ardından da müşterileri ile iletişim kurmayı bırakmadıklarını belirten Özbek son olarak, ” Kaliteli malzeme ve kaliteli işçilikle kaliteli üretim yapmayı hedefliyoruz. Satış sonrasında yine müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Çünkü yabancı bir ülkeye geliyorlar ve her sıkıntılarında yanlarında olmaya çalışıyoruz. Onun için de satış sonrasında da müşterilerimizi bırakmıyoruz ve bütün problemlerinde yanlarında oluyoruz. Bizim ekibimizde kişi sayısı değişiyor. Eğer inşaat varsa ekibimizdeki sayı yüzü geçiyor. Ama şu an ofiste 16 kişilik bir demirbaş ekibimiz var” dedi.